Geçen hafta 2 gün boyunca midemin bulanmasından sonra eve dönerken eczaneden 500. testimi aldım. Her zamanki gibi “kesin gene çift çizgiyi göremiyeceğim” diye düşünüyordum. Ama genede kalbim pırpırdı. Eve gelip testi yaptım ve beklerken kafamı yukarı kaldırıp “allahım bu sefer lütfen çift çizgi olsun onu çok istiyorum” dedim. İçimdeki mucize kendini daha o saniye belli etti, çünkü kafamı aşağı indirdiğimde çift çizgiyi gördüm. Mutluluktan delirdim salona geldim pencereye yaklaşıp gün ışığına tuttum, hafif silikti ama işte ordaydı.  Telefonumla fotoğraflarını çektim (foto yazının sonunda) en yakınlarıma gönderdim ama bir yandan da mutluluktan ve heycandan ellerim bacaklarım titriyordu. O kadar garip bir duyguydu ki kan testi yaptırmadan tam kesin olduğunu düşünemediğim için sevinemiyordum. Diğer taraftan ise gülümsememe, kahkahalarıma engel olamıyordum. Arkadaşım hemen çıkıp bir kan testi yaptırmamı söyledi. Çantamı kaptığım gibi soluğu hastanede aldım. Kimseye hiçbirşey söylemedim. Ve o 40 dakika inanın nasıl geçti bilmiyorum. Bir sağa bir sola volta attığım hastanedeki telaşım 40.dakikanın sonunda yerini mutluluk göz yaşlarına bıraktı. O kadar çok ağladım ki haber vermek için çağırdıkları odanın kapısını kapatıp bana tonlarca peçete vermek zorunda kaldılar. Sanırım bir kadının yaşayabileceği en güzel anlardan biriydi, allah tüm isteyenlere bu mutluluğu yaşatsın.

Elimde pozitif değerlerimin bulunduğu sonucumla arabama bindim ve anneme söylemek için telefon açtım “hamileyiiiiiiiiiim” diye bağırdım. Hala göz yaşlarıma engel olmıyordum. Etrafımdan duyuyordum 10.haftayı doldurana kadar kimseyle paylaşmamam gerekiyordu. Ama ben elimde megafonla tüm dünyaya bu mutlu haberi duyurmak istiyordum. Genede (nispeten) kendimi tuttum ve 35 kişiye söyleyecekken 15 kişiyle sınırlı tutmaya çalıştım.


Bugün ise ilk doktor kontrolüm vardı. Güzel bebeğimin kesesini görmeyi umut ettiğim 4 gün boyunca sabah 7:00 de uyandım. Heycandan uyuyamıyordum. Eşimle elele tutuştuk ve ultrasonun yapılacağı odada heycanla doktoru bekledik. Ve işte orda bizim bebeğimiz doktorumuzun tabiriyle bir ‘su damlası’ büyüklüğünde orda duruyordu. Hakikaten muhteşem bir duyguydu. Her geçen hafta onun orada daha da şekilleneceğini, büyüyeceğini bilmek inanılmazdı. Hala daha inanamıyorum. Şu an bebeğim yani nam-ı diğer ‘mercimek’ 5 haftalık. Hemen görmemişin bebeği modeli mercimeğimizin ilk fotoğrafını buzdolabımıza astık. Her geçişimde koklaya koklaya öpmek istiyorum onu ve inanın bebeğimi şimdiden çok özledim. Kucağıma almak için, aile olmamız için sabırsızlanıyorum. Bir dahaki randevumuz 15 gün sonra, 8.haftamda kalp atışlarını dinleyeceğiz. Arkadaşımın verdiği bir tavsiyeyle sesini telefonuma kaydetmeyi düşünüyorum 🙂

2 Yorum Var

  1. Okurken ben bile heyecan yaptım, ne güzellll anlatmışsın. Sağsağlim sevinçle, sağlıkla kucağına alman dileğiyle :)). Gülsev

Cevapla deafmute Cevabı İptal Et

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.