Artık kendimi çok daha fazla hamile gibi hissediyorum. Neden diye soracak olursanız da, inanın bende net olarak bilmiyorum. Tek tahminim doktorumun son randevumda düşük riskinin bittiğini söylemiş olması olabilir. Minik bebişe 2-3 parça birşeyler bile aldım. Evet evet birçok insanın 6.-7. aya kadar birşey alınmaması gerektiğini söylediğini biliyorum ama inanın o zamana kadar abartmamaya çalışıcam, böyle ufak tefek alışverişlerle geçiştiricem. Ama bilin ki dönüşüm muhteşem olacak 🙂

Geçen haftaki doktor randevuma babam ve kardeşimde gelmek istedi. Biz ‘Buldumcuk Ailesi’ 4 kişilik nüfusumuzla bekleme salonunda başka kimseye yer bırakmayacak şekilde yayılmış, bağıra bağıra yaptığımız esprilerle sıranın bana gelmesini bekledik (ben her zamanki gibi endişeyle bacağımı titretip durdum, çünkü ne zaman doktora gelsem ‘acaba bebeğim iyi mi’ diye gerilmeme engel olamıyorum). Sonunda beni çağırdılar. Eşimle beraber odaya girip üstümü değiştirdim ve hemen uzandım. Hemen arkasından ise doktor, babam ve kardeşim geldi. Yattığım yerden gördüğüm manzara monitöre bakan, ölçüler alan bir doktor, hemen arkasında ise ellerinde telefonları bu anı ölümsüzleştirmeye çalışan ailem. Bu manzarayı gördükten sonra doğuma giderken nasıl olacağız diye içimden geçirmedim değil 🙂
Doktor bebeğimizin 13,5 mm olduğunu ve herşeyin yolunda gittiğini anlatırken bakın bu da kalp atışı diyerek monitörün sesini açtı. Daha evvelki yazımda da size iletmiştim, gerçekten hayatımda duyduğum en ama en güzel ses o bum-bum-bum lar. Kalp atışlarının odayı doldurmasıyla beraber babamında, kardeşimde gözleri doldu. Doktorumuz bebeğimizin kalbinin 160 attığını söyledi. Hızla atması çok iyimiş. Çünkü hamileliğin başlangıcında yüksek değerlerde atması beklenirmiş, hamilelik süresince de yavaş yavaş düşmesi istenirmiş. Yani herşey yolunda, içim gerçekten çok rahatlamıştı.

Onlar her ne kadar çıkmak istemeselerde hemşire onları bekleme odasına aldı ve bizde doktorun odasına girerek kendisinin söyleceklerini dinlemek üzere yerlerimizi aldık. Doktor yüzümüze baktı ve “şimdi şöyle” dedi. Bence bir anne adayına bir takım kelimelerle konuşmaya başlanılmaması gerekiyor. Çünkü saniyede 1000 tane kötü şeyi aklımızdan geçirebilme yeteneğine sahip olabiliyoruz.
“Berilcim sen normal doğum mu istiyorsun?” dedi. “E-evet” dedim duraksayarak.
“Ben 15 Aralıkta Amerika’ya gidiyorum ve senin tahmini doğum yapacağın tarih; 31.12.2012. Ama bir aralık vermem gerekirse 10 Aralık-7 Ocak arası her an doğurabilirsin gibi gözüküyor. Sezeryan isteseydin seni Amerika’ya gitmeden doğurturdum ama bu şartlar altında mümkün değil. Seni bir konu hakkında da uyarmak istedim tahmini doğum yapacağın tarih yılbaşınada denk geldiği için normal doğumunu kabul edecek, tatile vs gitmeyecek doktor bulmanda zor gözüküyor” dedi.
O an anladım ki bir anne adayının başına gelebilecek 10 en kötü şey diye bir liste yapsak (annenin sağlığıyla ilgili riskli hastalıklar haricinde) güvendiği doktorunun anne adayını bırakmak zorunda kalması yer alırdı. Normal şartlarda Dr. Birgül Sarıkamış’ın bu dedikleri beni üzmeliydi ama bebeğimin düşük riskinin ortadan kalktığını duyduğuma, kalp atışlarının muhteşemliğine ve iyi olduğunun sarhoşluğuna o kadar kapılmıştımki, söylenenlere sadece hala ağzım kulaklarımda sadece gülerek tepki verebiliyordum. “Ama dedi doktor hanım, önerebileceğim biri var. Aynı zamanda benimde uzun senelerdir ortağım kendisine kefil olabilirim gerçekten çok iyi bir doktordur” dedi. Ve Dr. Bülent Faka yanımıza geldi. Gerçekten düzgün birine benziyordu ve konuyu dinledikten sonra ağzından ilk çıkan cümle çok hoşuma gitti “Hiç sorun değil yılbaşını kutlamam elini tutarım doğumunu yaptırırım üzülme sen” dedi. Her ne kadar endişelerim olsada sanırım yeni doktorumu bulmuştum.

11.06 saat 14:00 de Dr. Bülent Faka ile randevum var. Kendisiyle ilgili dün internette uzun bir araştırma yaptım ve yazılanlar gerçekten çok hoşuma gitti. Umarım elektriğimizde tutar.

Tüm bunların dışında 8.haftam fiziksel olarak her akşam özellikle bacaklarımda ve ayak bileklerimdeki eklem ağrılarıyla, sabahları kusmasamda afedersiniz öğürmelerimle, 9-6 düşük tansiyonumla, hala var olan keyifsizliğimle hızla devam etmekte. Bu günleri atlatmama 3-4 hafta kaldı diye umut etmeye çalışıyorum.

Aşağıda sizlerle bebeğimin 8.haftaki ultrason görüntüsüyle beraber kalp atışlarını paylaşıyorum.

Hepiniz kendinize çok çok iyi bakın 🙂

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.