“Anne sütü bebeğinize vereceğiniz en güzel armağan”

Evet gerçekten öyle. Tabiki yaşanılan bir takım aksilikler ve rahatsızlıklar bebeğinizi emzirememenize sebep olmuş olabilir ama üzülmeyin dünyanın sonu değil. Zaman eskisi gibi değil mamalarda çok faydalı ve bebekler için sağlıklı. Fakat tabiki daha dünyanın bile formülünü tam olarak çözemediği anne sütü bir mucize olarak bilinmekte. Tabiki bunu bebeğinizle paylaşmanız, onu emzirebilmenizde harika birşey.
Emzirmek aynı zamanda anneye de çok faydalı.

  • İngiltere’de yapılan bir araştırma, bir yıl süre ile emzirmenin meme kanseri riskini %4,3 azalttığını göstermiştir.
  • Emzirmek, doğum sonrasında rahmin toparlanmasını sağlıyor. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonu rahim yenilenmesini sağladığından, rahmin doğum öncesi haline dönmesini hızlandırıyor. Rahmin eski haline çabuk dönmesi beraberinde loğusalık kanamalarında azalmayı sağlıyor.
  • Emzirmek annelere kilo vermede yardımcı oluyor. Emzirme sırasında bazal metabolizma hızı normalden fazladır ve bu da kilo vermeye yardımcı olur.
  • Emzirmek uykuya dalmayı kolaylaştırır. Emzirmek, annede olası görülebilecek olası yumurtalık kanseri riskini düşürür.
  • Emzirmek anneye duygusal motivasyon ve tatmin sağlar. Emziren anne, bebeğinin kendi sütüyle beslendiğini gördükçe annelik konusunda kendine duyduğu güven artar.

gibi emzirmenin daha saymakla bitmeyen bir sürü faydası var.

Bugün Acıbadem Maslak’da anne sütüyle ilgili düzenlenen konferansa katıldım. Gündemden de takip ettiğim kadarıyla geçen hafta ‘Dünya Emzirme Haftası’ydı. Konuyla ilgili olarak bol bol bilgilendik 🙂
Konuşmacılar; Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. İnci Ayan, Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Tarkan İkizoğlu ve Uzm. Dr. Çiğdem Yavrucu, Acıbadem Maslak Hastanesi Yenidoğan Bölümü Hem. Reyhan Çetin, Acıbadem Maslak Hastanesi Yenidoğan Sorumlu Hemşiresi Hem. Gülay Gülcü ‘ ydü.

Bu konferans sayesinde en başından beri doğum yapmayı tercih ettiğim hastane olan Acıbadem Maslak’a gitmiş oldum. Konuşmacı olan yenidoğan hemşireleriyle sohbet edip, daha sonra da diğer hemşirelerin yanına giderek hepsiyle tek tek tanışma fırsatı buldum. Hepsi birbirinden tatlı ve güler yüzlü hemşirelere daha şimdiden güvendim. Böylelikle içim de rahatlamış oldu 🙂

Şimdi sizlerle konferansta uzmanlar tarafından paylaşılan bir takım konuları paylaşmak isterim.

Öncelikle uzmanlar, bebeğimizin biberon kullanımında mutlaka cam tercih etmemiz gerektiğini söylediler. Bu durum plastik biberonları olan Philips Avent i en azından en başta bebeğimin en hassas olduğu zamanlarda kullanmama kararımda etkili oldu. Bende bebeğim için özel biberon başlığı sayesinde, hem bebeklerde gaz oluşumunu azaltan, hem de cam özelliği bulunan dr brown markasını seçtim.
Bu günlerde her konuda bir doğaya dönüş söz konusu. Yiyeceklerimizde, yaşamlarımızda birçok alanda teknolojininde ilerlemesiyle bir doğal olan herşeye bir merak başladı. Kısa bir süre önce epiduralin nimetlerinden faydalanan anne adayları, bugünlerde en eski zamanlara dönüş yaparak sürecin en doğal şekilde ilerlemesini ve herhangi epidural, suni sancı gibi dışarıdan gelecek herhangi bir etkiye bebeğini ve kendini maruz bırakmadan doğum yapmak istiyorlar.

Doğal doğumla ilgili Acıbadem Hastanesinin jinekoluğunun sorduğu bir soru uzmanlar tarafından net bir şekilde cevap verildi. Doktor bazı hastalarının (özelliklede türk olmayan yabancı hastalarının) “Doğumdan sonra bebeğim göğsümden hiç ayrılmasın” diye ısrar ettiğini bunun doğru olmadığını bildiğini ama hastalarını nasıl olması gerekene doğru motive edebileceğini sordu. Uzmanların aralarında konuşarak ulaştıkları sonuç açık ve netti; “Annenin bu tercihine karşı gelinemeyeceği, fakat kendisine de bu durumun çocuk ve anne sağlığı açısından ciddi büyük riskler taşıdığı konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini” söylediler. Bir diğer popüler bir durum ise, anneler bebekleri doğduğunda daha göbek kordunu kesilmeden kucaklarına almak istiyorlar. Doğal doğumun bir parçası olarak görülen bu durum annelerin bugünler tercih ettiği bir durum.

Benimde bu konferans için aklımda olan, sormak istediğim bazı sorular vardı. Bunlardan biri birçok annenin arasında en çok tartışılan konulardan biri, ‘bebek uyuyor olasa da 2-3 saatte bir uyandırılıp emzirilmeli midir?’ yoksa ‘uyandıkça, ağladıkça mı emzirilmelidir?’ Uzmanlardan bu konuda tek bir yanıt altında toplandı “Bebeğiniz her ağladığında onu emzirin, asla uyandırıp emzirmeyin. Her annenin sütü kendisine özeldir ve bebek ne kadar emmek istediğini, ritmini kendi bulacaktır.”
Emzirmeden evvek sıcak uygulama ve masaj yaparak sağıp veya emzirip sütümüz doldukça boşaltmamız gerekiyor. Hemen arkasından soğuk uygulaması yaparak göğüslere tekrar hızla süt dolumu yavaşlatılıyor. Bu uygulama için annelerimizin kullandığı sıcak havlu uygulaması dışında Philips Avent in jelleri bulunuyor. Bu jellerin adı termoped. Emzirme öncesi anne sütü akışını uyarmak için sıcak olarak kullanılan jel, sıcak suya atılarak 10 dakika boyunca ısıtılıyor. Sıcak termoped anne göğsüne konarak emzirme kolaylaştırılıyor. Emzirme sonrasında buzdolabında veya derin dondurucuda saklanan diğer jel ise acıyan, tıkanmış göğüslere, hemen süt dolmaması için uygulanan bir diğer ürün. Ben anneler için kurtarıcı olarak gördüğüm bu ürünü henüz kullanmamış olmama rağmen, hem konferansta konuşulanlara, hem de internette yapmış olduğum araştırmalar sonucunda mutlaka kullanmanızı tavsiye ediyorum. Kısa bir süre sonra birebir kullanarak da sizlerle yorumlarımı paylaşacağım.
Uzmanlara sorduğum bir diğer soru ise, gene anneler arasında uygulamada farklılık gösteren bir durum. “Bebeğin emzirildiği dönemde su verilmesi doğru mudur?” Cevap ise şöyle; “kesinlikle hayır. Bebeği yetişkin bir insan gibi düşünüp, susadığı hissine kapılarak su vermemiz doğru değil. Çünkü anne sütü bebeğin su ihtiyacını da karşılıyor. Bu yüzden bebeğinizi emzirdiğiniz dönemlerde su vermemiz gerekmiyor.” Sürekli kafamı karıştıran ve her kafalardan, farklı seslerin yükseldiği bu konuyla da ilgili aklımdaki soru işaretleri silinmiş oldu.

Katılımcılardan bir anne adayının eşi; emzirme döneminde tüketilen sarımsağın bebeği rahatsız edip etmeyeceği konusundaki endişesini paylaştı. Uzmanlar ise bu konuyla ilgili sarımsağın süt arttırıcı özelliği bulunduğunu, hatta sütü az gelen annelerin 1 diş sarımsağı suyla beraber yuttuklarında çok faydasını gördüğünü söylediler. Hatta bu tarz gıdaların süte bir aroma verdiğini ve bebeklerin bundan çok mutlu olduklarını belirttiler. Yediklerimiz, içtiklerimizin bebeğin süt içimini asla etkilemeyeceği fakat dış unsurlardan; parfüm, deodorant gibi kokuların etkilediği gözlemlenmiş. Konu açılmışken süt arttırıcı besinlere de kısaca değindiler; sarımsak, çemen, tarçın, karanfil, dut ve tabiki hepimizin bildiği su tüketiminin yüksek olması sütü arttırıcı unsurlar.
Tabi tüm bu konuşulan konuların arkasından, hepimizin aklına gelen, herkesin konuyla ilgili kulaktan dolma bilgilerle konuştuğu ama kafamızda çok da netleştiremediği o soru geldi. “Bazı gıdalardan sütümüzden geçerek bebeğe gaz yapar mı?” Yanıt ise şöyle; “Bu durum kişiden kişiye farklılık gösterir. Eğer size mercimek gaz yapıyorsa bebeğede yapar. Ama size gaz yapmıyorsa bebeğe yapmaz. Yani bebeğinize gaz yapacak yiyecekler birebir sizinle alakalıdır.” dendi.
Son olarak, anne sütünü verebiliyorsa mutlaka 1 sene boyunca vermesi gerektiğini, 1 seneyi aşan emzirme durumlarının hala dünyada bir tartışma konusu olduğunu belirttiler. Çünkü anne sütü ilk zamanlarda yüksek oranlarda fayda içerirken vakit geçtikçe o fayda yüzdesi düşmeye başlıyor. Örnek vermek gerekirse; anne sütünün faydası ilk aylarda %60-70 civarındayken 1 senenin sonunda %10 lara düşmekte.
Umuyorum konferansa katılamamış veya bu konularla ilgili bilgi sahibi olmak isteyen anne adayları ve annelere faydalı olabilmişimdir 🙂
Tatlı arkadaşım ve aynı zamanda LeiLeo Mom&Baby ürünlerinin sahibi Zeynep’de güler yüzüyle konferans için standının başındaydı 🙂
Kesinlikle almayı düşündüğüm ürünlerin başında gelen iiamo go biberonları gerçekten hayat kurtarıyor. Erkekler bu tarz tasarım harikası ürünlere bayılıyor. Eşim daha aylar evvel bebeğin henüz 1 kıyafeti bile yokken, girmiş olduğumuz bebek mağazasında bu ürünü görüp kesinlikle almak istediğini söylemişti. Biz mavi/yeşil rengini seçtik 🙂
Danimarka’da üretilen iiamo go, dünyada kendi kendini ısıtabilen ilk bebek biberonu. Karim Rashid tarafından dizayn edilmiş olan iiamo do, dolu bir biberon sütü oda ısısından, bebeğiniz için en uygun sıcaklık olan 37 dereceye dört dakika içerisinde ısıtmak üzere geliştirilmiştir. Karim Rashid kim diye soracak olursanız, bugüne kadar mimarlık, sanat ve müzik alanlarında 3000’in üzerinde tasarımı bulunan, Audi, Samsung, Kenzo, Swarovski ve Prada gibi pek çok markaya imzasını atmış ve plastiğin prensi ünvanını almıştır.
Felsefesi gece beslenmelerinde ebeveynlerin hayatlarını kolaylaştırmak ve bebekleri ile dışarıda da rahat vakit geçirebilmelerine olanak sağlamaktadır. Bugünün anneleri içinde önemli olan bir diğer konu ise BPA. “No Bpa” sloganıyla piyasada satışa sunulmuş olan iiamo go beğendiğim ürünler arasında 🙂
Biberonun satış fiyatı; 89.90 TL. Tek dezavantajı ise iç kartuşlarının sadece 1 defa kullanılıyor olması. 5 tanesi 19.90 TL. Her an, her gün kullanmasanız bile, yola seyahate çıktığınızda sütü veya mamayı ısıtma imkanınız olmadığında hayat kurtarıcağı kesin.

7 Yorum Var

    • Çok teşekkür ederim canım 🙂
      Rica ederim hayatım.. Herşey senin gibi güzel anne adayları ve anneler için, mucx!

  1. Acıbadem Maslak’ta doğum yapan biri olarak bu konferansı kaçırdığıma çok üzülmüştüm, gidemedim maalesef ama şimdi gitmiş kadar oldum. Melis’imizin doktoru da Tarkan İkizoğlu, kendisinden memnunuz umarım böyle gider. Ayrıca bu hastaneyi tercih ederek çok doğru bir karar vermişsiniz, herşey yolunda gider umarım.
    Sevgiler.

    • Yorumlarınız için çok teşekkür ederim faydalı olabildiysem ne mutlu bana 🙂
      Gerçekten çok şeker bir doktor bende çok sevdim Dr. Tarkan Bey’i.
      İnşallah dediğiniz gibi herşey yolunda gider..

      Çok sevgiler,

  2. Yazik ki tum dunya bebeklerin dogumlarindan sonraki ilk bir,iki saatin hem anne hemde bebek sagligi acisindan ne kadar kiymeti oldugunun altini cizerken,Acibadem gibi bir hastanenin jinekologlari aralarinda toplanip,anne adaylarinin gozlerinin icine baka baka yalan soyleyebiliyorlar.Nadir gorulen
    bir,iki neden harici anne ve bebek dogumdan sonra ayrilmamali, bu konuyu genelleyerek yanlis bilgi veren doktorlari kiniyorum.
    Sevgiler
    Ozge

  3. Harikasin Berilcim, takdir ediyorum seni hicbir konferansi kacirmayip, katiliyorsun …yeni annelere de faydali bilgiler veriyosun 🙂

    • Canım çok teşekkür ederim, biraz bile faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana 🙂 çok öpüyorum fıstıkkk anne

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.