Ekran Resmi 2015-06-11 14.16.31

Ipad ve beraberinde getirdiği bir çok teknoloji aracı çocuk yetiştirirken kafamızı kurcalayan en büyük soru işaretlerinden biri halini aldı! Ipad’i çocuklarımıza izletmeli miyiz? İzletmemeli miyiz? Kıısıtlı ve kurallar çerçevesinde kaç yaşından sonra izletmeliyiz? İnanın bu konuyla ilgili o kadar çok seminere gittim ve o kadar çok bilir kişi dinledim ki benim de bu konuyla ilgili sizlere verebileceğim çok net cevaplarım yok. Fakat bizler iki dönemi de yaşamış bir jenarasyonuz. Hepimizin aklında küçükken sokakta oynadığımız oyunlar, ağaçların tepesinde dut yediğimiz o renkli hatıralarımız var. Evden dışarı çıkmayan, çileğin veya domatesin ağaç üzerinde yetiştiğini zanneden çocuklar yetiştiriyoruz. Ben bu sefer sizinle ipadin nasıl hayatımıza ok girdiğini ve aynı hızla nasıl çıktığını anlatmak istiyorum.

Kuzey ek gidaya gectigi gunden beri yemek yemek konusunda hic bir zaman cok hevesli bir bebek olmadi. Annem benim kucuklugumu anlatiyor da 1 saat mama sandalyesinde oturur yedirdiklerimi de hamster gibi yanagimda biriktirir dakikalarca öyle dururmuşum. Böyle değerlendirecek olursak Kuzey beslenme konusunda asla benim kadar da zor bir cocuk olmadi. Ama yeni lezzetler denemek ve lokmayı ağzına götürmek konusunda her bir tesvik gerekiyordu. İşte o zaman hayatimiza ipad girdi. Tv den elimden geldigi kadar uzak tuttugum ogluma yemek yedirirken ipad aciyordum. Kisa surede ve her çeşit yemeği yedirebiliyorduk. Onun da yemek yeme zamanı haricinde ekstra bir ipad talebi olmuyordu.
Kuzey 26 aylik olana kadar bu duzen ayni bu sekilde devam ediyordu. Mama sandalyesi demek ipad demekti.  Ta ki esimle beraber Kuzey’in okuldaki bir seminere katilana kadar! Cocukla yakalanacak bir takim iletisim yontemlerinden bahseden psikolog bayan bir ara ipad konusuna da degindi. Bir sey yemesi icin illa tv, ipad vs gibi ekranlara maruz kalan cocuklarin ileride yasadigi sikintilardan bahsetti. Çocukları ileriki yaslada ciddi terapilerle bu alışkanlıklarından uzaklastirdiklarindan ve obeziteyi nasil tetikledigi anlattı. Tum bunlari biliyor olmamiza ragmen o an esimle ayni anda bir aydınlanma yaşadık. İkimizde donus yolunda bu konuyla ilgili hiç konusmadik. Fakat eve geldigimizde ikimizde coktan kararimizi vermistik; o ipad mama sandalyesinden gidecekti. İlk aksam sticker kitabiyla oynarak yemek yedirdim. 2.gun hamurlarla oynadik. 3.gun israrla ipadini sordu bozuldugunu ve tamire goturdugumuzu soyledik. 4.gun legolarla oynadik, 5. gün sulu boya yaptık. Yemek yerken mutlaka başka birşey ile onu meşgül etmek konusunu henüz halledebilmis degiliz. Bunun cok da gerekli oldugunu sanmiyorum cunku ipad veya tv ekranındaki gibi asiri renkli, müzikli bir ekrana maruz kalıp tabir-i caizse hipnotize olmadığı için ne yediğinin, doyduğunun farkında oluyor.
Ipad her ne kadar oglumun bugüne kadar cok fazla sey ogrenmesine sebep olmus olsa da artik hayatimizdan çıktı. 3 aydır 1-2 defa benimle çok oynamak istediği ve benim de yemek yapmak zorunda olduğum zamanlar teklif ettim fakat çok ciddi bir şekilde geri çevirdi. O gün aslında onu o ekrana kendi rızası ile değil de bizlerin mahkum etmiş olduğumuzu daha net anladım. Bu tip durumlar çocuğuna, duruma ve mecburi hayat şartlarımıza göre değişiklik gösterme ve bin bir çeşit senaryo yaşanmaktadır. Ben sizinle bizim hikayemizi paylaşmak istedim belki başka ebeveynlere bambaşka bakış açıları sağlar.

Sevgiler,

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.