İnanmıyorum… zamanın bu kadar çabuk geçtiğine inanamıyorum.. Sanki daha dün hamile olduğumu öğrenmiş gözlerim dolu dolu elim karnımda gene burada yazı yazıyordum..

 

Her saniyesini beynime kazımak istediğim tam 730 gün, 17.520 saat, 1.051.200 dakikadır ( bir çoğu uykusuz : ) ) birlikteyiz oğlum.. Her anını hatırlamak, söylediğin komik kelimeleri unutmamak istiyorum. Geriye dönüp baktığımda tam onbinlerce fotoğraf binlerce video çekmişim!

 

Sen doğmadan once ve doğduktan sonra sana mektuplar yazmıştım. Bazılarını burda yayınladım, bazılarını yayınlamadım.. Nasıl bir insan olacaksın, hayatına nasıl bir yön vereceksin bilmiyorum ama sen bugun bacağımdaki morluğu gorup;

-“Buraya ne oldu annecim?” diye sordun.

-“Masaya carptim” dedim.

İlk önce üzüntüyle bana baktin ve sonra morlugu optun. Sonra düşündüm de her ne yapıyorsak bir yerlerde mutlaka doğru birşeyler yapıyoruz oğlum…

Sen bizim ilk çocuğumuzsun…aklımızın yettiğince doğru anne babalar olmaya çalışıyoruz. Sana her fırsatta öğrettiğimiz en büyük değer ise; Sevgi! Yasadigin sorun her neyse bu hayatta sevgiyle cozemeyecegin hic birsey olamaz. Bu bugün acıyan yere konan bir öpücük, yarın bambaşka birşey.

 

Ben de neler değişti veya gelişti diye soracak olursan oğlum.. Ben seninle sukretmeyi ogrendim ve eskiye gore daha sulu goz biri oldum. En ufak bir seye agliyor goz yaslarima hakim olamiyorum.. Sen daha doğduğun ‘o’ ilk andan itibaren beni daha da duygusal biri haline getirdin oglum..

 

Günler her zaman dingin ve keyifli geçmiyor. Bazı günler evin içinde fırtınalar esiyor, sabırlar azalıyor, yoruluyoruz. Birgün senin de çocuğun olduğunda ve bazen pes etme noktasına gelecek gibi hissettiğinde sakın kendini kötü hissetme oğlum. Hepimiz insanız bunları hissetmemiz çok doğal. Bu durumun ne senin evladına olan sevginle, ne de bizim sana olan sevgimizle hiç bir alakası yok. Sadece insanız. Hepsi bu.

İşte o tükenmişlik zamanlarında “anne yedirsin”, “anne giydirsin” , “anne uyutsun” diyorsun ya ben butun yorgunluğumu unutuyorum oğlum. Koşarak “geldim annemmm!!” Diyip sıkı sıkı sariliorim sana! Belki buyuyunce çok sik sarilamam sana.. Belki izin vermezsin, belki “amannn anne yaaaa!” dersin die bol bol opuyorum gogsume sokuorum seni..

 

Her zaman yaninda olmam istiorum oglum, eskiden de ölmekten korkardim ama artik daha cok korkuyorum her mutlu aninda seninle gulumsemek, basarilarinla gururlanmak, uzuldugunde omuz olmak istiyorum.

 

2 yaşındasın ve artık tam anlamıyla yetişkin bir insan gibi konuşmaya başladın. Herşeyi merak ediyor, her gördüğün şeyi soruyorsun. O kadar naif, o kadar temizsin ki bazen sorduğun soruların yanıtları ile bunu bozmak istemiyorum. Kavga ne demek? Savaş nedir? Bil istemiyorum.. Ama seni hayatım boyunca koruyamam bunu da biliyorum..

 

Bazen hakkaten sorduğun sorulara yanıt vermekte zorlanıyorum. Kitap okurken;

-“…..ve cocuklar annelerine soz vermis.”.

-“Soz vermek nerde?”

-“Soz vermek tutup elinle bir başkasına verebileceğin bir nesne degildir oglum, söz vermek; birine o seyi bir daha yapmayacagina veya yapacağına dair tutarli davranacagini vaadetmektir.

-“Peki tutarli ne demek?”

Hayatta her tattığın, her duyduğun, her gördüğün şey senin için yepyeni ve ben bu yolculuğunda sana eşlik edebildiğim için çok şanslıyım. Gücüm yettiğince sabırla sana bilmediğin kelimeleri anlatacak, doğanın binbir çeşit güzelliklerini tanıtacağım..

 

Bunları sana neden mi anlatıyorum? Şu an 31 yaşındayım ve 2 yaşında yaşadığım anların hiçbirini hatırlamıyorum. İnsan hayatı için bu kadar önemli ve özel yaşlarını yaşarken bizlerin nasıl duygular içinde olduğumuzu, yaşanılanları, söylenenleri en azından büyüdüğünde dönüp okuyabilmeni istiyorum. Zaten bu blogu yazmamdaki, sosyal medya hesaplarımda anılarımızı biriktirmemin en büyük sebebi de o!

 

Sen ne kadar büyürsen büyü ben her zaman seni herhangi bir kişiden yiyecek birşey aldığında yemeden once ‘anneme de birazcık verin’ diyen halinle hatırlayacağım…

 

Seni çok seviyorum oğlum..

Doğum Günün Kutlu Olsun..

İyiki doğdun!

İyiki varsın!

 

Beril Bayindir

8494psx_m

 

3 Yorum Var

  1. Gözlerim dolu dolu okudum.. Bir annenin çocuğuna aktarabileceği en güzel miras ‘ sevgi’ sanirim ve siz bunu o kadar güzel başarmışsiniz ki.. İyi ki doğmuş Kuzeycik anne ve babasiyla beraber nice; sağlıklı mutlu yılları olsun inşallah. Yüzü gibi yüreği de güzel anne ve oğula sevgiler..

  2. İkinci çocukla ilgili ne düşünüyorsunuz?Olmalı mı olmamalı mı?olmalıysa doğru zaman nedir?ilk çocuk mutsuz olursa kötü olur.çok kıymetli çok.

  3. Sevgili Beril ve Kuzey,
    Siz tanıdığım en kalbi kocaman en güzel gülüşlü iki insansınız.Canım Kuzey,o kadar güzel anlatmış ki annen duygularını,okurken gözlerime bişeyler kaçtı biraz ıslandı klavyem.Sen çok şanslı bir çocuksun sevgiyle besleniyorsun.O kadar çok besleniyorsun ki etrafındaki herkes nasipleniyor bundan.Seninle her görüştüğümüzde evime komik repliklerinle dönüyorum.En unutulmazı “Şakı şakı yayo” bu cümleyi 15 dk içinde yaklaşık elli kez kurdun ve her seferinde gözümüzden yaş gelene kadar güldük! 🙂 Seni ve anneni çok seviyorum güzel çocuk.Birlikte nice mutlu yaşlarını kutlayalım.İyi ki doğdun!
    Bade’nin annesi Sinem…

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.