Yarın 4 aylık bebeğimiz ile beraber ailecek ilk yurtdışı tatilimize gidiyoruz. Size bununla ilgili yazmaya karar verdiğimde aklıma Tuba Ünsal’ın bir süre önce yazmış olduğu bir yazı geldi. 


Tuba Ünsal’ın deyimiyle “Çocuğunuzun geleceğini şekillendirmek için yapacağınız en önemli şey onun iki gözünün gördüğü hayatın renkliliği, çeşitliliğidir. Odasına kapalı bir hayat o çocuğu evet mikroplardan korur ama bağışıklık sistemini de hayat görüşünü de zayıflatır. Siz ona gücünüzün yettiğince renkli bir hayat yaşatın varsın kendi başına kazanmayı öğrensin” Biz oğlumuza gözünün görebileceği renklilikleri ve çeşitliliği göstermeye gidiyoruz. Bebekli tatilde yanında götürülmesi gerekenler ve seyahatimizin detaylarıyla ilgili yazımla 15 gün sonra görüşmek üzere! Her zamanki gibi beni instagram’dan (BerilBayindir) takip edebilirsiniz 🙂 


Tuba Ünsal’ın çok beğenerek ve keyifle okuduğum köşe yazısını okumamış olanlar varsa aşağıda bulabilirsiniz;


”Çocuk ve “seyahat” kelimeleri çoğu anne için yan yana anılması zor bir ikilidir. Aman hastalanır mı? Hasta olursa yabancı bir yerde nasıl tedavi ederim? Ne yer ne içer? Gittiğimiz yerde ya mikrop kaparsa gibi acı dolu sorular uzar gider. Ben çocuğumu kapıp gittiğim her seyahatte sosyal medyada fotoğraflarımı paylaşmaya ve beni takip eden annelere biraz cesaret vermeye çalışıyorum. Genelde buna benzer sorularla karşılaşıyorum ve tek tek yanıtlamaya çalışıyorum, “Biz  1 yaşındayken Tayland’da bir adada gelgitten dolayı tekne kalkmayıp adaya süt gelmeyince aynı besin değerlerinden gıdalarla ve sıvılarla idare ettik, hindistan cevizi suyu içtik bolca…” gibi ya da hasta olursa gibi baştan problemli cümleleri aklıma sokmadan ama tabii ki yanımıza ilaçlarımızı alarak çıkıyoruz yola. Gerçi Sare bugüne kadar antibiyotik falan kullanmadı bağışıklık sistemi çok güçlü, sürekli hastalanan çocuklardan değil. “Gittiğimiz yerlerde mikrop kapabilir ama biz gözümüzü üzerinden ayırmıyoruz ve yöresel yemeklerden mümkün mertebe uzak tutuyoruz…” gibi cevaplarla bu konuda soru soranları tatmin etmeye çalışıyorum. Benim çocuğumla ilgili tek felsefem “Eğer içi boş korku bizi tecrübe edeceğimiz hatıralardan uzaklaştıracaksa, biz daha çok üzerine gidelim, çünkü çocuklar yedikleri kadar, tecrübe ettikleriyle de daha sağlam bireyler oluyorlar.” İşte böyle böyle geçtik 2 yaşı, 3’üncü yaşa doğru tam gaz devam ediyoruz. Bu hafta yazımı Maldivler’den Fihalhohi Adası’ndan yazıyorum. Siz de benim gibi düşünenlerdenseniz çocuklu hayatı eziyet gibi omuzda bir yük olarak değil keyifle yaşıyorsanız Özgür Anneler Kulübü’ne hoş geldiniz…”

Yazının devamı için;

http://pazarvatan.gazetevatan.com/haberdetay.asp?hid=20148

1 Yorum Var

  1. Hayrlı olsun Beril’ciğim:) CAN’avarınla sana pamuk şekeri tadında bir tatil diliyorum!
    Senin gibi yeni blogger Stilettolu Anne
    stilettoluanne.blogspot.com

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.