Belki daha evvelde bahsetmişimdir Kuzey doğduğunda hastanede 3 gün kaldık ve ben doğumundan sonra ilk kucağıma verildiği andan itibaren Kuzey’i asla kucağımdan ayıramadım. Kuzey odaya bebeğin uyuması için getirilen yatakta hiç uyumadı. Gece/gunduz sürekli kucağımda uyudu. Eve geldiğimizde de durum farklı olmadı, üzülerek söylüyorum ki ilk 20 gün eşim dışında kimsenin kucağına veremedim. Kayınvalidem, kızkardeşim, annem dahil.. Belki loğusalık sendromu, belki hamileliğim sırasında yaşadığım olaylar, belki Kuzey’in 3 kg nun altında doğmasından dolayı minik bir bebek olması.. sebep neydi bilmiyorum ama Kuzey o gün bugündür hala kucağımızda. Tam bir kucak bebesi..

Annesi evde ev işlerine koşarken tavana bakarak büyümüş bi bebek olarak Kuzey’e baktığımda onun ne kadar şanslı bir çocuk olduğunu görebiliyorum. Evde bütün gün bir bakıcı ablasının, bir benim kucağımda yaşayan Kuzey gerçekten hayatımda gördüğüm en mutlu bebeklerden biri. Ona hiçbirşeyi zorla yaptırmadık, hiçbi zaman kuralcı olmadık. Bu belki iyi belki kötü birşey bilmiyorum. Her ne kadar birçok kitapta bebeklerin annelerini parmağının ucunda oynattıklarını yazsalarda, her ne kadar Kuzey’de beni parmağının ucunda oynatsa da, her ne kadar bunun farkında olsam da şu an için kıyamıyorum. En azından şimdilik kuralların altında ezilmesi için daha çok küçük olduğunu düşünüyorum.

Herşey bir sırt ağrısıyla başladı ve bu bakış açım ansızın değişti.. Zaten annelikten öğrendiğim en önemli şeylerden biri de hiçbir zaman “asla” demeyeceksin. “Şimdilik bu şekilde olması bana doğru geliyor” diyeceksin ki ileri günlerde yaşayacağın fikir değişiklikleri olursa açık kapı bırakmış ol 🙂

Her zamanki gibi akşam odasında yatağının önünde (fotoğraflarından hayal edebilirsiniz :P) kucağıma almış ayakta pışpış yapıyor, sağa sola sallanıyordum. İşte o an korkunç bir acı hissettim. Resmen sırtıma korkunç bir kramp girdi. O kadar canım acıyordu ki Kuzey’i yatağa bırakmak zorunda kaldım. Bebeğimin ağladığını duysamda hiçbirşey yapamadım.
Kuzey şu an 6.5 kg ki ben çevremdeki birçok kadına göre çok güçlüyümdür. Kimsenin açamadığı kavanozları açar, iki kolumda da hatrı sayılır ağırlıkta ve sayıda poşeti gayet rahat taşıyabilirim. Ama sabahtan akşama kadar kucağımdan indirmediğim bebeğimi, her akşam pusetle gezdirdiğim oğlumu bir de akşam uykusu öncesi yarım saat pişpişlemek artık benim bile kaldırabileceğim bir olay olmaktan çıkmıştı. Bu yüzden akşam uykularını eşim yapmaya başlamıştı genede bu kalıcı bir çözüm sayılmazdı. Acilen birşeyler yapılması gerekiyordu.
Araştırmalarım sonucunda bu konuda uzman 2 kişi buldum. Onlarla telefonda görüştüm ve kendime en yakın hissettiğim kişiyle malesef(!) 15 gün sonra için randevulaştık. Kendisinin yoğunluğu yüzünden Kuzey’in uyku durumlarını 15 gün daha idare etmem gerekiyordu.

Bende o gün gelene kadar Dr. Ferber in yöntemi olan fazla ağlamalı uyku eğitimini deneme kararı aldım. Bebeğinin “ıkkk, mıkkk” sesine bile uykusunun arasında yatağından fırlayan, onu kucağından indirmeyen ben, düşününki öyle bir duruma geldim ki bebeğimi kendi iyiliği için ağlatmaya karar verdim. Bu eğitimde öncelikle her akşam yaptığınız uyku ritueli sonrası bebeğinizi yatağa koyuyor ve odadan çıkıyorsunuz. Sıcacık kucağınızda uyumaya alışkın bebeğiniz tabiki siz onu yatağa koyar koymaz ağlamaya başlıyor. İlk gün 5.dakikadan sonra içeri giriyor ve 1 dakika geçmeyecek şekilde onu sakinleştirmeye çalışıyorsunuz ve odadan çıkyorsunuz. Eğer ağlamaya devam ederse bu seferde 10.dakikada odaya giriyor ve gene bebeğinizi sakinleştirmeye çalışıyorsunuz. Bu durum 5 er dakika ekleyerek devam ediyor. İkinci gün bu sefer ilk girişinizi 10.dakikada yapıyorsunuz ve gene 5 dakika, 5 dakika ekleyerek bu eğitimi sürdürüyorsunuz. 1 haftayı geçmemesi öneriliyor.

Belki hata yaptım ama 5.gün sesinin kısılmasıyla birlikte kendimide dünyanın en kötü annesi ilan ederek, yüzümde stresden ve mutsuzluktan çıkan sayısız sivilceler sonrası eğitimi yarıda kestim. Anladım ki ben bebeğini ağlatarak eğitebilecek annelerden değilim. 21 Haziran cuma günü uyku eğitimimizi verecek olan bayanla randevumuz var. Kendisi bebeğinizi en az ağlatarak eğitim vermeyi amaçlayan Kim West in metodundan yola çıkarak sizi yönlendiriyor. Kim West kendini “the sleep lady” olarak adlandıran, konuyla ilgili yazdığı bir kitabı bulunan, 20 senedir aile terapistliği yapan bir uzman. Umuyorum hem biz, hem de Kuzey en az şekilde üzülerek bu süreci tamamlarız. Bu süreçle ilgili tuttuğum uyku günlüğünü ve detayları mutlaka sizlerle paylaşacağım.

Bu arada nazar değdirmek istemiyorum ama dün ilk defa yatağına koyduk ve hiç ağlamadan kendi kendine uyudu 🙂 Kim bilir belki de eğitimimiz başlamadan Kuzey çoktan kendi kendine uyumayı öğrenmiş olur..

Bebeğinize ve size gece boyu kesintisiz uykular dilerim..

7 Yorum Var

  1. Merhaba,
    Detayları ve yaşadıklarını merakla bekleyeceğim. Eğitim için biraz geç kaldık biz belki, Melis bir yaşına gireceği için ama sanki yine de umudum var kendi kendine uyumayı öğrenmesi konusunda. Kuzey’e sevgiler, öpücükler.
    Sabırla ve kolaylıkla bu süreci atlatmanı diliyorum.

  2. Ayyy, yazıda geleceğimizi görmüş gibi oldum..! Kızım Maya bugün 19 günlük ve o da 2500gr doğduğu için anne kucağını ve memeyi biraz fazla istiyor ve ben de aynen sizin gibi bolca veriyorum çünkü bunun doğal yöntem olduğunu düşünüyorum. Tabii bu doğum öncesi “kesinlikle kendi yatağında yatıracağım” sabit fikrimi de değiştirtti bana ve Maya yatağımızda uyuyor. Bazen ya kendi yatağına alıştıramazsak paranoyası yaşasam da, dünya sağlık örgütünün geçenlerde yayınladığı bir makaleyi okuduktan sonra biraz rahatladım. Makaleye göre, aynen sizin de bahsettiğiniz gibi, anneye yakın uyuyan bebekler daha huzurlu, mutlu ve özgüvenli büyüyormuş.. Aslında sanırım ne zaman kendi yataklarına geçeceklerine de onlar karar verecekler.. Umarım bu 12 yaşında olmaz hihihihi

  3. Merhabalar…. Ferber yöntemi 6. ay dolmadan uygulanmamalı. Biz de Sare’de çok uğraştık kendi kendine uyuması için. Sanırım her bebeğin bünyesi farklı ve o ne zaman kendi kendine yatacağını biliyor. Bence çok zorlamamak gerek.. Uyuyacağı zaman eğer çok zorlanıyorsanız bakıcınızın uyutmasını sağlayın. İnşallah kısa süre içinde sırt ağrını geçer ve Kuzey de sizi artık çok yormaz 🙂

    Sevgiler..

  4. merhaba oncelikle kolay gelsin kirk gune yaklasan bir oglum var. ilk gunden itibaren uyku egitimi verecegim diye tutturdum, ama olmuyor. dedigin gibi anne sicakligini sevgisini kucagini ariyordu benim de 2600 gr dogan minik oglum. once kucagimda uyudu birlikte uyuduk. sonra salonda koltuga koydum ben yanina kivrildim, simdi yavas yavas kucakta uyutup hemen yatagina (kendi odamizda) koymaya basladim. mutlaka bizim odada son beslenmesini oyalamasini yapmam gerekiyor cunku bi odadan digerine tasininca da uyaniyir. cok zorlanirsam yataga aliyorym ama odalari henuz ayiramadim. aglatma metodu benim de icime sinmior. tracy hogg yontemini oneririm ben bayagi faydasini goruyorum, kolay gelsin 🙂

  5. eğitim sonrasını ben de çok merak ettim. Benim bebek henüz karnımda ama okuyup öğrenmekte fayda var 🙂
    sevgiler

  6. Merhaba. Blog yazınızın ödül alması haberini okudum.Sizi tebrik ederim.1-2 Ay sonra kızım doğum yapacak. Bebeğin rahat uyuması için yurt dışında satılan CLOUD B SLEEP SHEEP adlı ses çıkaran kuzucuk oyuncak varmış.Türkiye de internetten satılıyor. Acaba faydası oluyor mu? Bilginiz var mıdır?

  7. Bebeğinizin rahatca uykuya geçmesi için CLOUD B SLEEP SHEEP isimli ses çıkaran oyuncak kuzucuğu denediniz mi?

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.